Şeyh Nazım Kıbrısi

Allah Yolunda Şeref ve Neşe Dolu Bir Ömür: Şeyh Nazım Kıbrıs-i Hazretleri

92 yaşında vefat eden Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri tüm dünyada milyonlarca kişinin çok sevgili hocası, yol göstericisi, öğretmeni ve rehberiydi. Yüksek kimya mühendisliği eğitimi almıştı ve Arapça, Türkçe ve İngilizce dillerini biliyordu. Çok genç yaşlarından itibaren İslam’ın barış dolu mesajını tüm dünyaya yayma görevini üstlendi. Dünyanın her yeriyle bağlantıya geçti ve bu çalışmaları sırasında çok sayıda izleyeni ve seveni oldu. Onun talebeleri arasında dünyanın farklı ülkelerinden ünlü Krallar, Prensler ve Prensesler, Başbakanlar, Devlet Başkanları yer alıyordu. Dinler arası işbirliğine büyük önem verdi ve farklı dinlerin temsilcileriyle dostane ilişkiler kurdu. Çok sayıda Hristiyan ve Musevi din adamıyla görüştü. Hatta 2011 yılında Papa XVI. Benedict, Kıbrıs’ta kendisine özel bir ziyarette bulundu. Tüm hayatını adadığı Allah’ın güzel mesajını yayma görevini son anlarına kadar sürdürdü ve bu mübarek insan akciğer, kalp yetmezliği rahatsızlıkları nihayetinde Rabbimiz olan Allah’a kavuştu.
 
 
 
 
Sayın Adnan Oktar’ın Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin Ahirete İntikaliyle İlgili Müjdeli Açıklamaları:
 
Dünyadaki vazifesi bitti Şeyhimiz’in. Tebliğle memurdu. Cihatla memurdu. Ama cehd etmek yani İslam’ı yaymakla. Cenab-ı Allah “Senin görevin bitti” dedi. “Gel seni cennetime alayım” dedi elhamdülillah. Canım benim çünkü yaşlılıktan dolayı zorlanıyordu. Cenab-ı Allah artık oradaki sevabını da yeterli gördü. Bir de yaşlılık sevabını aldı. Çünkü yaşlılık sevabı çok makbuldür. Hastanede de çok güzel tavırları elhamdülillah. “Velilerin sonu şehidliktir.” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Şeyhimiz de veli olduğu için şehadetle bitti elhamdülillah. 
 
Ne mutlu ona. Mehdi (a.s.)’ı göreceğim diyordu, şu an beraberler. Mehdi (a.s.)’ı biliyordu Şeyhimiz. Açık açık alenen söylüyordu. Net. İnşaAllah. İsa Mesih (a.s.) ile de görüştü. Onu da söyleyeyim. Hızır (a.s.) ile de görüşen bir insan. Canım benim bir de nefsiyle de cihad ederek o güzel ruhunu teslim etti elhamdülillah. Cenab-ı Allah bizi komşu etsin Şeyhimiz’e. Şimdi orada Resulullah (s.a.v.) ile, Mehdi (a.s.) ile, Bediüzzaman Hazretleri’yle herkesle sohbet halinde. Dünyanın şekeri, balı, kaymağı Şeyhimiz. Allah cennetin en güzel makamını versin Şeyhimiz’e. Ailesine de başşağlığı diliyoruz. (Sayın Adnan Oktar’ın 7 Mayıs 2014 tarihli A9 TV sohbetinden)

Şeyh Nazım el Kıbrısi Hazretleri’nden Hikmetli Ahir Zaman Müjdeleri

➜ Dünyanın başında değiliz, ahir zaman ümmetleriyiz. Ahir zaman Peygamberi (s.a.v.)’in ümmetleriyiz. Biz de ahir zaman ümmetlerinin ne başında, ne ortasında gelmedik. Sonunda geldik. Bizim yetiştiğimiz vakit, ahir zaman sonudur.
➜ Vaktin Sahibi inşaAllah yakındır. Vaktin Sahibi’nin gelişi yakındır. Dünya değişecek, başka bir yolu yok. Kıyamete yaklaşıyoruz.
➜ Günün miktarı Cenab-ı Hakk’ın huzurunda 1 gün 1000 yıl demek. Demek ki ümmetin ömrü 1500. Şimdi 1400’e girdik. 1432’dir. Onun manasını Allah bilir. Allah sonumuzu hayır eylesin. 
➜ Cenab-ı Hakk’ın murad-ı ilahisi nedir, onu vehmedemediler, anlayamadılar ve şimdi o yarım günün içerisine girdiler. Bunun sonu elbette ki vaktin sahibi olan Hz. Mehdi (a.s.) sonra Hz. İsa (a.s.)’ın gökyüzünden inmesi... vesair kıyamet alametleriyle dünyanın işi hatmolur.
➜ 70 sene var kıyamete kadar. Çok yaklaştı. Çok alametler var.
➜ DÜNYA BAŞKA BİR DÜNYA OLACAK. TEBDİL OLACAK. HAZRETİ MEHDİ (A.S.) ASRIDIR GİRDİĞİMİZ. İNAYET YETİŞMEKTEDİR.
➜ Biz Sahip’siz kaldık. Bize Sahip gönder ya Rabbi. Bu Müslümanlar, sahipsizdir. Kime gideceklerini bilemiyorlar. Böyle olduk... Bize Sahip yolla Ey Rabbimiz.
 
23 Nisan 1922’de Kıbrıs Larnaka’da doğan ve bu nedenle kendisine Kıbrıslı Şeyh Nazım anlamına gelen Şeyh Nazım el Kıbrısi denilen Sultanımızın tam adı, Muhammed Nazım Adil El Kıbrısi El Hakkani’dir. Babası İslam ahlakı ile ahlaklanmış müstesna kişilerdendir.
 
Her zaman güler yüzlü ve sabırlı olduğu bilinen Şeyh Nazım Hazretleri’nin çocukluğu, Kıbrıs’ta dönemin İslam alimlerinden olan dedesinin yanında geçmiş ve İslamiyet ile ilgili ilk temel eğitimini de onun yanında almıştır. Aldığı bu ilk eğitim onun hayatı boyunca müşfik, insanları seven, onları Allah’ın yoluna güler yüz ve hoş sohbetle davet eden bir insan olmasına vesile olmuştur.
 
1940’ta İstanbul Üniversitesi Beyazıt kampüsünde Kimya Mühendisliği eğitimi almaya başlayan Şeyh Nazım Hazretleri, 1944’te Tripoli’ye (Lübnan’ın ikinci büyük şehri-Trablus) gitmiş, orada dönemin İslam alimlerinden olan Tripoli Müftüsü Şeyh Münir-el Malik ile tanışmıştır. Aynı zamanda yine dönemin ünlü İslam alimlerinden olan Abdullah el-Dağıstani ile tanışıp sohbetlerine katılmıştır. Şeyh Nazım Hazretleri’nin gerek dedesinden, gerek Abdullah el- Dağıstani’den aldığı eğitim, onun İslam ahlakı konusunda derin bilgi sahibi olmasına vesile olmuştur. 
 
1974 yılında Avrupa ziyaretlerine başlayan Şeyh Nazım Hazretleri, o yıllarda da hangi kültür ya da inanıştan olursa olsun her dine mensup insanla görüşerek sohbet etmiş ve din ahlakını tanıtmaya çalışmıştır.
 
Dünyanın her yerinden yüzbinlerce seveni, onun sohbetlerinden istifade etmek isteyen binlerce insan vardır. Bu kadar çok sevilmesinin sebebi; samimi, sıcak ve candan bir üslupla din ahlakını anlatması, çok büyük bir hoşgörüye sahip olması ve herkese her zaman güler yüzle yaklaşmasıdır.

Şeyh Nazım Kıbrisi Hazretlerine Dünyadan Büyük Teveccüh

Şeyh Nazım Hazretleri, 1991’de Amerika’ya ilk ziyaretini gerçekleştirmiş ve bu ülkenin yaklaşık 15 eyaletini ziyaret etmiştir. Her yerde olduğu gibi burada da, Müslüman, Hristiyan, Yahudi ve diğer inanışlardaki insanlarla tanışmış, onlara da İslam ahlakını anlatmıştır.
ABD’ye ikinci ziyaretini ise 1993’te yapmıştır. Birçok şehri, kasabayı, buralardaki camileri, kiliseleri ve sinagogları ziyaret etmiştir. Bu vesile ile kısa sürede Kuzey Amerika’da 10.000’den fazla insanın İslamiyet’le tanışarak Müslüman olmasına vesile olmuştur. 1993’te ABD’nin Missouri eyaletinin Fenton bölgesinde “Hakkani Derneği ve Dinlenme Merkezi”ni açmış ve burada çok sayıda seminer ve sohbet yapılmıştır.
 
Onun güzel ahlakını örnek alan binlerce talebesi, ondan öğrendiklerini diğer insanlara anlatmak için başka ülkelere seyahatler yaptılar. Bu coşkulu hareket Grand Opening (Muhteşem Açılış) olarak adlandırıldı. Şeyh Nazım Hazretleri 1996 yılında, Uzakdoğu ziyaretlerine başladı. Brunei, Malezya, Singapur, Hindistan, Pakistan, Sri Lanka‘daki önemli şehirleri ziyaret etti. Her gittiği ülkede önemli şahsiyetlerle görüşüp, devlet adamları ve ülkenin önde gelen erkanı tarafından karşılandı.
 
Bilgisi, tevazusu, insanlara yaklaşım tarzı ve her durumda Allah’a olan bağlılığı ile onu gören her insan tarafından muhabbet ve derin bir saygıyla karşılandı.
 
Şeyh Muhammed Nazım Adil el Kıbrısi Hazretleri Kıbrıs’ta Lefke’deki medrese şeklindeki evinde dünyanın her yerinden ziyaretine gelen misafirlerini ağırlayıp onlarla sohbetlerde bulundu. 92 yaşında olmasına rağmen üstün çabası ile Kuran ahlakının yeryüzünde yoğun bir şekilde yaşanması için gayret göstermeye devam etti.
 
Şeyhimiz birçok sohbetinde ahir zamanı anlatmış, Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişini müjdeleyerek, insanları dünyanın son devrinde olduğumuza dair uyarmış ve kıyametin yakın olduğunu hatırlatmıştır. Bu tebliğine hayatının son günlerine kadar devam etmiştir. 
 
Allah samimiyetiyle, coşkusuyla, Allah aşkı ve Allah korkusuyla tüm Müslümanlara örnek olan canımız Sultanımıza, bu mübarek insana Katından rahmet etsin ve cennetine kabul etsin inşaAllah. Kendisine Allah’tan rahmet ve değerli ailesine de sabr-ı cemil diliyoruz.
 
Şeyh Nazım Kıbrısi ile 1987 Yılında Yapılan Bir Sohbet
 
✗ Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri, Adnan Oktar’a: “Peygamber huzurunda size bir rütbe giydirilmiştir” diyor.
 
Şeyh Nazım: Cenab-ı Hak, Efendim, size Yusuf Aleyhisselam`ın makamını versin...
 
... selahiyetini de versin diyorum.
 
... Siz bu beyi tanıdınız mı?
 
Bayan: Evet
 
Şeyh Nazım: Kimdir?
 
Bayan: Adnan hoca değil mi oradaki? Resmen tanıdım.
 
Adnan Oktar: Sağolun.
 
Şeyh Nazım: Hem o rütbeyi hem selahiyeti versin diye ben dua ediyorum. ... Adnan bey kardeşimize de Cenab-ı Allah, namaz için Yusuf peygamberin tecellisini... ona giydirmek üzere ona halvet emreylemiş, ... ve onu ihmal ettiği gibi kafidir, şık giyerekten ona icazet vermiş, ... ümit ederiz ileriye doğru Adnan Bey`in yapacağı mükemmel hizmetler vardır.
 
Velayet sırrı ile, zahiri de başka da, Velayet sırrı ile yapacağı ve yapmakta olduğu hizmet de vardır. Tebrik ederiz. Kendisi sabırlılardan yazılmıştır. Sabırlıların bir ötesi, efendim, razılardan da yazılmış razılık da verildi ona, kendisine, ... efendim, ben kendime göre bir düşünüyorum, bakıyorum benim tahammül edebileceğim gibi değildi o, maşaAllah gençti zamanında, o hizmeti tekmil etmiş, velayet erbabına böyle iftiralar geliyor, size zarar vermemiştir o.
 
Adnan Oktar: Allah razı olsun hocam, duanızla, himmetinizle inşaAllah.
 
Şeyh Nazım: Estağfirullah, O da geçmiştir, şimdi sizin Peygamber (s.a.v.) huzurunda, size bir rütbe giydirilmiştir, bu muharrem-ül şerife hafzeden, zahir ve batında... sizi tevhid edecek, hem manevi bir ruh, hem bir maneviyat giydirilmiş ve bir anlayış da, bir ilham da size açılmıştır, ki o ilham üzerine siz, kendinizi etraf ile meşgul etmeyin. Ondan sonra kalbinize verilecek ilhamı göreceksiniz. Çünkü size bu yapmış olduğunuz halvetin neticesinde size bir ikram olarak... bir şerik bağlanmıştır kalbe, ilhamla bağlanmıştır. Ve siz beni buraya kapattılar, kapatanlara... Beni muhakeme eylediler, muhakeme edenlere... Beni suçladılar, suçlayanlara diyerekten kötü bir temenni olmayacak.
 
Adnan Oktar: İnşaAllah.
 
Şeyh Nazım: Onlara muğber olmak ister insanın nefsi, reddedeceksiniz.
 
Adnan Oktar: İnşaAllah hocam.
 
Şeyh Nazım: Ve siz bu minval üzerine, size mükellefiyet vardır şimdi, yanınıza kimse almadan, o hücrenizde yüksek sehpa gibi yerde Kur`an-ı Kerim`i, böyle sultan huzurunda duruyor gibi okuyacaksınız, isterseniz bir hizip, isterseniz iki, isterseniz üç, isterseniz tekmil bir cüz okuyun. Ondan sonra size bir varidat vardır, manevi varidat verilecektir size mükafat olarak. Ki o ilhamdır, o ilham geldiği vakıtta o ilhamı kaybetmeyeceksiniz, o kıratı bitirdikten sonra diz üstüne oturunuz mecliste, elinizde kalem kağıt, efendim, kalbinize doğacak olanı zapt edin, o inkişaf edecektir ve genişleyecektir, darlanmayacak, artacaktır, eksilmeyecektir, o surette siz Kur`an-ı Kerim hakkında yeni bir görüş, yeni bir anlayışla bilhassa o gençlere çok bir hizmet yapacaksınız. Velayet sırrı olduğu için size ben bunu söylemeye memurum bugünkü günde, efendim, sizin velayetiniz vardı, yani evliyaullah`tan olduğunuz için, lakin şimdi o böyle tomurcuk... gül olur, daha ne rengi belli, ne şekli belli, ne kokusu bellidir, o açıldığı vakıtında belli olur. Şimdi Adnan bey`in hali de o kapalıdır. 24 saat zarfında bir defa bir veliullah, bir defa bir veliullah, bir defa bir veliullah, üç evliyadan rızaat çıktı, onun kalbine nazar ettiler. O gerek mahbusta, gerek bu hastanede bulunduğu vakıtta. Öyle nazar etmese o bu halde çıkamazdı. O, efendim, zindanın sıkıntısı onu bozardı, bozmadı. Bozulmaya bırakmadılar ve şimdiki imanı ve mertebesi bu halvethaneye... girmezden önceki halinden çok fazla farklıdır. 
 
Sayın Adnan Oktar’ın Canımız Şeyhimiz Nazım Kıbrısi Hazretleri ile İlgili Önemli Açıklamaları:
 
✓ Bu dünyada bir Kutb-ul Aktab ve bir Kutb-ul İrşad vardır. Hazreti Mehdi (a.s.), Kutb-ul İrşad’dır. Benim kanaatime göre insanlar benim bilgime güveniyorlarsa Şeyh Nazım, Kutb-ul Aktab’dır.
✓ Şeyh Nazım Hocam, dünyada yaşayan insanlar arasında en sevdiğim insanlardandır. Ona hizmet etmek benim için şeref ve onurdur. 
✓ Şeyh Nazım Hocamız sevgi doludur, gerçek mürşittir. Şeyh Nazım Hocamız sevgi öğretmenidir. 
✓ Şeyhimiz Nazım Kıbrisi Hazretleri Kıbrıs’ın nurudur. Akdeniz’in nurudur. Kutb-ul Aktab’dır.
✓ Hadislerde bahsi geçen, Hz. Mehdi (a.s.)’ı müjdeleyecek olan mübarek sarıklı şahıs, Şeyh Nazım Kıbrisi Hazretleri olabilir inşaAllah.
✓ Şeyh Nazım Hocamız, dünyada gördüğümüz en saygıya layık insandır, en değer verilmeye layık insandır. En iyi hizmeti yapılması gereken insandır. Biz onun hizmetçisiyiz inşaAllah. 
✓ Cenab-ı Allah imandan kaynaklanan bir heybet veriyor. Müminlere has bir özelliktir. Sahabilerin hepsi heybetliydi, Resulullah (s.a.v.) heybetliydi, Şeyhimiz Sultanımız Şeyh Nazım El Kıbrısi Hazretleri heybetlidir.
✓ Sultanımız Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Kuran talebesinin hasıdır. O bir söz söylediyse, gül dağıtmış demektir.
✓ Beni seven aynı zamanda İmamı Rabbani’yi sevecek, Abdülkadir Geylani’yi sevecek, Bediüzzaman’ı sevecek, Şeyh-ül Şah Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’ni sevecek. Hem nasıl, canından çok sevecek. Hepsine sevgi duyacak. Ne güzel, feyz alıyorsun, bereket alıyorsun, nur alıyorsun. Kalbin besleniyor.
✓ Ben bir tane sultan tanırım o da Şeyh Nazım Hazretleri. Sultan’a kimse sultanlık yapamaz. DÜNYANIN BİR TANE SULTANI VAR; O DA, ŞEYH NAZIM ADİL EL KIBRİSİ HAZRETLERİ’DİR.
✓ Şeyh Nazım Kıbrısi ve Seyyid Salih Özcan Sultanlarımız bütün ömürlerini İslam’a vermiş çok değerli insanlar. Bizler de gençliğimizi onlara vereceğiz. Allah için o kadar fedakarlık yapan insanlara can-ı gönülden fedakarlık yapmakla mükellefiz.
✓ Şeyh Nazım Hocamız her yere neşe saçar, her yere muhabbet saçar. Anti-yobazdır. Çok kaliteli, gerçek samimi bir Müslümandır. 
✓ Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleriyle uğraşan, şehir elektriğini çıplak elle tutmuş gibi olur. 
✓ Şeyh Nazım Hocamız’da sultan güzelliği ve ahlakı vardır. Allah, Şeyh Nazım Hocamız’la cennette birlikte olmayı nasip etsin. 
✓ Şeyh Nazım Hocam dünya tatlısı, dünya güzelidir. Dünyanın en uçlarına kadar gitseniz, her tarafı gezseniz öyle tatlı, öyle mübarek, muhterem bir insanı bulmanız çok zor. Gerçek mürşittir, sevgi doludur, şefkatlidir, derin anlayışa sahiptir."
 
 
Şeyh Nazım El Kıbrısi Hazretleri kıyametin yakın olduğunu, ümmetin ömrünün 1500 seneyi aşmayacağını anlatıyor:

 
Vaktin sahibi inşaAllah yakındır. Vaktin sahibi yakındır, dünya değişecek. Bunun kerri yok, kıyamete yaklaşıyoruz. Efendimiz ahir zaman Peygamberidir. Efendimizin evresinden 1500 sene geçti. 
 
Benim ümmetin buyurdu doğru ilerlerse Cenab-ı Hak bir gün ömür verdi onlara. Eğrilirlerse yarım gün diyor. Bir gün dedi Peygamber aleyhüsselatı 
vesselam, Cenab-ı Hakk'ın emri üzerine Cenab-ı Hakk'ın huzurunda 1 gün Bin yıldır. Yani benim ümmetlerimin ömrü bir buçuk gün yani 1500 yıldır. Biz şimdi 1400'ün içinde gidiyoruz. Yetmiş sene var kıyamete kadar. Çok yaklaştık, çok alametler var. Allah'a sığındık, o alametlerin içerisinden efendim selamet geçer.
 
Sultanımız Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin  Sayın Adnan Oktar’a Yolladığı Hediyeler
 
ADNAN OKTAR: Şeyh Nazım Hocamız bana kavuğunu gönderdi. MaşaAllah. Dün elime geçti. MaşaAllah. Şeyh Nazım Hocamız, çok mübarek, çok tatlı, çok muhteşem bir insan. İnşaAllah büyük bir saygıyla muhafaza ettim.
2014-06-19 22:47:35

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top