Şeyh Nazım Kıbrısi

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Temmuz 2016 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 19 Temmuz 2016

 

Milletçe Ordumuz'u Daha Güçlendirelim, Ordumuz'a Olan Derin Sevgimizi Kat Kat Arttıralım. Ordumuz'a Karşı Bir Ruh Gelişmesine İzin Vermeyelim

Şimdi bir kere ordunun aleyhine bir ruh gelişmesi çok büyük bir tehlike olur. Ordunun bu olaydan hiç zarar görmemesi lazım; bilakis güçlenerek çıkması lazım. Ordumuzu daha da güçlendirelim, daha itibarlı hale getirelim, daha sevilen bir kurum haline getirelim. Öbür türlü bilgisi az olan insanlarda olumsuz bir imaj oluşabilir. Bunları hemen düzeltelim. Her işte bir hayır vardır, bunda da hayır var. Çok büyük hayırlar var çok çok büyük hayırlar var.

 

Başta MİT Olmak Üzere Tüm Önemli Binaların Hava Saldırılarına Karşı Son Teknoloji Koruma Sistemleriyle Donatılması Lazım

MİT’in üstünden kuş uçamayacak hale gelmesi lazım, sinek uçamayacak hale gelmesi lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi de öyle, efendim, diğer polise ait binalar, genelkurmay orada sinek dahi yakalanacak gibi olması lazım. Mükemmel hava savunma araçları var dünyada, bunları devreye sokalım. Parayla alalım gerekirse.

 

İdama Gerek Yok, Müebbet Zaten Bir Nevi Ölüm Gibidir, Kişi Tümüyle Felç Olmuş Oluyor

Devlet Bahçeli “AK Parti hazırsa MHP de idam cezasına sıcak bakıyor” dedi. Bence hiç gerek yok. Türkiye’yi çok gerer böyle bir şey. Kuran’a uygun olan affetmektir. Müebbet zaten ölüm demektir. Birinde toprağın altına gömüyorsun birini betona gömüyorsun üstte. Zaten felç olmuş oluyor. Müebbet verirsin biter. Çünkü müebbette de bazen hukuki bir hata olabiliyor, onun da çevrilmesi düzelmesi mümkün o zaman.

 

Darbeye Karşı CHP, MHP, AK Parti Ve Tüm Partiler Bir Bütündür

Özetle partilerin ittifakını sürekli gösterelim. Her parti müstakil bu ittifakı vurgulasın. Bu AK Parti’ye yarar bir şey değil, her parti ayrı güçlenir, MHP ayrı güçlenir, CHP ayrı güçlenir, AK Parti, Saadet ayrı güçlenir. AK Parti’de birleşelim demiyor partiler, “millet olarak birleşelim” diyorlar. Onun için gönülleri rahat olsun, sık sık bu imajı vurgulayacak büyük mitingler yapalım, konuşmalar olsun, görüşmeler olsun, halk iç içe olsun. Ama tabii ki partilerin rekabeti devam etsin. Bunun AK Parti iktidarını güçlendiren bir yönü olmadığı da açık, yani o endişeden dolayı çekinmeleri mevzubahis olabilir. Yani hani “Biz böyle bir şey yaparsak bu AK Parti’ye yarar.” Böyle bir şey yok, bu MHP’ye çok yarar, CHP’ye de çok yarar, CHP’yi de güçlendirir. Tabii ki AK Parti’ye de faydalı olur ama bütün partilere faydası olur.

 

(Darbede yaralanan erlerin durumuyla ilgili şöyle bir açıklama yapıldı: “Şehit olan vatandaşlarımıza isabet eden ve o bölgede bulunan kurşunların hangi silahtan çıktığı tespit edilecek. O silahların hangi ere ait olduğu belirlenecek. Bu erlerin dışında kalan erler iddianamede mağdur olarak yer alacak.”)

İşte bu kadar, yani bu tarz. Ailelere ben dedim “tedirgin olmasınlar” dedim. Bak dediğim doğru çıktı. Ancak katil ruhluysa, mesela bak tankı halkın içine sürüyor paramparça ediyor insanları. Bu manyak bu, bunun açıklaması yok. Bu en ağır şekilde cezalansın.

 

Provokasyona Kapalı Olmak İngiliz Derin Devletinin Oyununa Karşı Kapalı Olmanın En Güzel Tecellisidir

Twitter’da, Facebook’ta, orada burada yazı yazarken nefret üslubu kullanmayın, bunu söylüyorum. Yani ukala bir üslup, züppe bir üslup, bilmiş bir üslup, kendini beğenen bir üslup, üst perdeden bakan bir üslup, bunların hepsi boş. İnsan nihayet etten, kemikten oluşmuş bir varlığın görüntüsü. Enaniyet, kibir yapacak bir hali yok. Bu çok büyük bir zaaf olur yapan için. Bir mantığı yok. Büyük olan Allah’tır. Allah’ın yanında insan hiçtir. Onun için şefkatli, merhametli, saygılı, iç açıcı bir üslup Twitter’da, Facebook’ta insanın ruh halini gösterir. Ama azametli, enaniyetli, büyüklük taslayan, böyle entel dantel ama aynı zamanda da züppe bir üslup, insanları beğenmeyen bir üslup bu bir ruh hastalığıdır. Yani münafıkhane bir ruhun kiridir. Onun için bütün müminler için bu tip tavırlardan kaçınmak hayati bir konu. Benim için de, sizin için de herkes için bu tek bir kişi için değil. Mesela bu WhatsApp’ta da aynı şekilde yani çünkü çok yaygın bu bilmişlik, ukalalık. Ne gerek var kardeşim? Böyle bir fitne varsa onu yatıştırmaya çalış. Bir kişiden ne olacak deme. Bir kişinin çok büyük faydası olur. On kişinin çok büyük faydası olur. Güzel örnek olursun. Yani önemli olaylar olduğunda provokasyon çok yoğun olur. Yani fırsatçılar zaten onu kullanmak isterler. Provokasyona kapalı bir üslup kullanmak lazım. Gerilimi düşürecek, kardeşlik bağını artıracak, sevgiyi, şefkati artıracak, makul dengeli bir tavır esastır.

 

Ordumuz Bizim Göz Bebeğimizdir. Bunu Tüm Parti Liderleri, Stklar, Halkımız Sık Sık Vurgularsa Çok Güzel Olur

Başbakan Yıldırım; “Milletimizin gözbebeği ordumuzu bunlarla karıştırmayın. Ordumuz bizim bağrımızdan çıkmıştır.” Çok güzel. Çok önemli bu, bunu sık sık herkes vurgulasın. Bütün parti liderleri vurgulasın, vatandaş vurgulasın. Sakın, çünkü bilgisiz bir adam bunu orduya mal etmeye kalkabilir. Buna dikkat edersek ordumuzun, şanlı ordumuzun nurunu parlatmış oluruz, vesile oluruz inşaAllah.

 

(Genel Kurmay Başkanlığı 15 Temmuz ihanet gecesiyle ilgili en ayrıntılı açıklamayı yaptı. “TSK, yüksek siyasi liderlik Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçek evlatlarının ve kahraman emniyet mensuplarımızın anında verdiği tepki ve asil milletimizin engin bir anlayış ve kahramanca karşı koymasıyla içimizde urlaşan cunta heveslisi illegal çete mensubu terörist hainler ile kahramanca mücadele edilerek bağrımızda beslediğimiz yılanlara alanlarında layık olduğu cevap verilmiştir” dedi.)

Yani Allah hayra tebdil eylesin. Artık her şeyi böyle güzel hale getirelim, sevecen hale getirelim, kaliteye önem verelim. Klaslık ön plana çıksın, sanat, estetik ön plana çıksın. Ve halimlik; Hz. İbrahim (a.s) için Cenab-ı Allah halimdi diyor. Yahya (a.s) için halimdi, Hz. İsa Mesih için Allah halimdi diyor. Halimlik esas, tevazu, mahfiyet. Dinsiz, dindar, Alevi, Sünni hiç fark etmez, bu vatan evlatları bütündür. Hepsinin inancına saygı duyarız. O inanç içinde yaşayacaklar. Zaten Allah; “Tek bir ümmet yapardım isteseydim sizi” diyor. İnsanlar tek bir ümmet olmuyor. Çeşitli ümmetlerden oluşuyor. O Allah’ın zaten belirttiği bir husus. Bak; “İsteseydim sizi tek ümmet yapardım ama çeşitli ümmetlerden oluşturdum sizi” diyor. O zaman biz o ümmetlere saygı duyacağız. İnançlara saygı duyacağız, düşünceye saygı duyacağız. Irk üstünlüğü iddiası olmayacak. Şehir, mekan üstünlüğü iddiası olmayacak. Memleket üstünlüğü iddiası da garip. Mesela biz İngiliz’den üstünüz, biz Fransız’dan üstünüz, biz Alman’dan üstünüz; olmaz. Hepsi Hz. Adem (a.s)’ın evlatları. Fert fert insanlar takvayla üstün olurlar. Bölgeyle olmaz. Toprak parçasıyla olmaz.

 

(Güvenlik uzmanı Mete Yarar, darbe planını bozan birkaç ana husus olduğunu söyledi. “Birincisi, Genelkurmay Başkanı’nın darbe metnini imzalamamış olması. Çünkü eğer imzalamış olsaydı olay çok başka bir yere doğru gidebilirdi” dedi. “İkincisi, Özel Kuvvet Komutanı’nın Ankara’daki cansiperane çatışmaları sayesinde burası darbeyi engelleme merkezi haline geldi. Üçüncüsü, Birinci Ordu Komutanı’nın televizyona çıkıp ‘biz hükümetin yanında yer alıyoruz’ demesi psikolojik bir eşiktir. Karargâhtaki askerler bu açıklamadan çok etkilenmişler” dedi.)

Evet ama tabii bir de bunların olmadığı durumda ne olurdu ve şahısların sevgisizliği de buna eklenirse oradaki kişilerin, tankla adamları ezenler, havadan ateş edenler. Yani böyle tiplerin de teşvik edileceğini düşünün. Çok çok vahim olurdu, Allah esirgedi. İnşaAllah bundan sonra böyle şeyler olmaz.

 

İnsanların Irkına, Memleketine, Şehrine Göre Üstünlük Olmaz. Ancak Tek Tek Ahlaklarına Göre Üstünlük Olabilir, Onu Da Allah Takdir Eder

Sevgisizlik ırkçılığı çıkarıyor. Çünkü ırkçılık enaniyetli, kibirli, gururlu insanların içinde gelişiyor. Büyüklük hissinin kitlesel yansıması ırkçılık olarak görülüyor. Bu bazen tarikatlarda olur mesela kendi tarikatını en büyük görür. Egoist, bencil, sevgisiz, enaniyetli ve gururludur. Onu kendi topluluğu içerisinde vurgulamak ister. Bazen ırk olarak, bazen şehir olarak, bazen köy olarak. Mesela ben falanca şehirde doğdum der. O yüzden ben üstünüm diyor. “Ben Paris'te doğdum” diyor,“çocukluğum gençliğim Paris'te geçti. Ben o yüzden çok kaliteliyim, entelim dantelim” diyor. Paris'ten katil de çıkar, hırsız da çıkar, dolandırıcı, yancı da çıkar, ahlaksız, üçkağıtçı, bencil, egoist adam da çıkar. Manyak da çıkar, her şey çıkar. Ama evliya da çıkar, dürüst, efendi insan da çıkar. Şehrin bir üstünlüğü olmaz. Paris'te doğmuş olması onun üstün olmasını gerektirmez. Adam bambaşka bir havaya giriyor Paris'ten etkileniyor. Ben Londra'da doğdum diyor, bambaşka bir kafaya giriyor. Bunlar çok komik. Şehirle, bölgeyle, toprakla, taşla alakası yok. İmanla, akılla alakalı.

 

Darbe Gecesi Ezan Ve Sela, Çoğunluk Müslüman Olduğundan, Milletin Ruhunu Ferahlatması İçin Okundu. Bundan Rahatsız Olmak Güzel Değil

İstanbul daha önce İngilizler tarafından işgal edildiğinde sela okunmuştu her yerden, İstanbul'un her tarafında. Üç kere oldu Türk tarihinde sela. Bir, İstanbul'un fethinde okundu, her yerde sela okundu. İstanbul’un İngilizler tarafından işgali sırasında da sela okundu bütün camilerde. Üçüncü olarak da bu olayda okundu.

2016-07-31 00:59:09

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top